24 Kasım 2016 Perşembe

Günler Adına Neler Oluyor Böyle!

Buz Tutuyor İçim

Heveslerimi bıraktın kursağımda, mevsimleri kestin en soğuğunda.. 

Bu kadar soğuk olmamalıydı, en azından yaşamama izin verseydin. En azından toparlanmama izin verseydin, vermedin. Olmadı be güzelim... Bak ne geldi aklıma, güzelim deyince utanırdın, suratın kıpkırmızı olurdu. Ellerimi yanaklarına götürdüğüm zaman soğuk olurdu. "Gel bir sarılayım da ısınalım" derdim. Sarılacak tek yanım artık kendim kaldım sanırım, elim cebimde gezerim ellerimi ısıtırım.

Beraber ısınmalıydık!

Yapraklarımı Döküyorum Bir Bir

Noluyor böyle?

Günlerim mevsimlerim birden kördüğüm oldu, bir yaz ortasında yaprak dökerek yaşama tutunuyorum. Döküyorum, dökülüyorum ama yürüyorum. Nereye yürüdüğümü beynimin hiç bir noktası zerre kadar bilmiyor.

Bedenim, öyle bir alışmış ki sana sanki dünyaya gelişim sanki doğuşum senin ellerinde, senin gözlerin de ve senin hislerinle başlamış. Sanki öncesi yok, sonrası sendin. Ama niye sana bu kadar bağlanmışken gittin, neden içimi alt üst edip gittin.

Alkol Nasıl Bir Buluş Dimi

Senden öncesinde tadına bakmıştım, çok acıydı... Belki de bir anlamı olmalıydı içmek için, içmesine sebep gerekti sanırım. Senden sonrasında bir daha tadına baktım ki hiç bir acı senin beni bırakmandan daha acı olamazdı sanırım. Nasılda yaktın içimi, seni düşündükçe yudumladığım alkolün tadını almadan bitiyor yerine başkası geliyor. Ama senin yerine başkası gelemiyor.

Çok kısa sürdü bu küçük hanım... Yine görüşelim aksatmayalım olur mu!...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder